Kuzeyin Saklı Büyüsü: İskoçya

Hani demiştim ya “benim en mutlu, en heyecanlı olduğum süreçtir yolculuk anı” diye; aylardır etkisi devam eden bir anımı anlatıyorum şu an:

Dublin’ den İskoçya’ nın başkenti Edinburgh’ ya uçak yolculuğum boyunca müzik dinliyorum; alçalırken de güzel yüksek tempo bir şarkı çalıyor. Ve tam da uçağın piste indiği an şarkının patlama
kısmı geliyor. Şimdi ne zaman o şarkıyı dinlesem ve o kısmı duysam gözümün önünde beliriyor o birkaç müthiş saniye. Yoğun özlem, istek, mutluluk ve heyecanla dolu birkaç saniye…

Hiçbir sorgu olmadan geçtiğim “pasaport kontrolünden” sonra kendimi şehrin merkezine attım. Hava güneşli ve serindi. Kaldığım otelin lobisinde tanıştığım Fransız, Uruguaylı ve Hollandalı görsel1arkadaşlarla Edinburgh’ da çok güzel vakit geçirdim diyebilirim. Şehrin merkezi oldukça geniş, alt sokaklar ve gizli mekânlarla dolu, sıkılma ihtimaliniz yok. İskoç atmosferi müthiş sıcakkanlı geliyor şehirde. Öyle bir mimarisi var ki BÜYÜLEYİCİ. Tam bir ortaçağ şehri ve her an bir yerden şövalyeler çıkacak gibi hissediyorsunuz :) Otobüs ağı gelişmiş, tramvay seçeneği de var ancak yürüyerek merkezdeki her yeri gezebilirsiniz. Ağustos ayında gittiğim için şehrin dünyaca meşhur festivaline denk geldim. Caddeler sokak müzisyenleriyle mekânlar tiyatro gösterileriyle dolu.
Gerçekten kendine has eşsiz bir festival, üstelik gösterilerin çoğu ücretsiz bir şekilde sunuluyor. Alt sokaklarda labirent gibi bağlantılı yollarda yürürken bir mekandan diğerine giriyorsunuz sessizce bir köşeye oturup olaya dahil oluyorsunuz.

Kuzey denizine girmeyi çok istiyordum. Bu yüzden arkadaşlarımı ikna ettim ve beraber Portobello adında bir sahil semtine gittik. Ufak bir kasaba havasına sahip Portobello, tertemiz bir kumsalı var. Pırıl pırıl kuzey denizi, sahilin kenarında ufak şato mimarisi evleri… Bu satırları yazarken bile içim ürperiyor, öylesine bir özlem yaşattı Edinburgh bana…

görsel2Böylece hayatımın en güzel 1 ayını yaşamış oldum! Yalnızca gezdiğim ve gördüğüm yerler değil, tanışmış olduğum insanlar, yaşamış olduğum deneyimler ve edinmiş olduğum vizyon… Üzerinden yıllar geçse de unutmayacağını bildiğim harika bir maceraydı benim için bu üçleme. Daha önce Çek Cumhuriyeti, Almanya, Avusturya gibi birçok ülkede bulunmuş henüz 21 yaşında bir genç olarak söylüyorum ki Avrupa’ nın bu kısmı bambaşka, hiçbir yerle kıyaslanamayacak bir ayrıcalığa sahip olmalı.

İngiltere Yazısı İçin Tıklayınızİrlanda Yazısı İçin Tıklayınız