Yurtdışına Çıkmaktan Korkmayın !

İnsan görmeden bilmeden yaşamadan bir şeyden neden korkar ki… Çoğu öğrenci yurt dışına gitmeyi çok ister bir o kadar da korkar. Neden korkuyorsun diye sorduğunda “Abi nasıl anlaşacağım orda insanlarla tek başıma yiiaaaa… Bir arkadaşım olsa hadi neyse” tarzında cevaplar alırsınız. Bende böyle düşünenler arasındaydım, ta ki geçen sene 10 gün içinde Güney Kore’ye gitme kararı alıp tek başıma yollara düşene kadar…

kore4Ankara’dan İstanbul’a, İstanbul’dan Moskova’ya, Moskova’dan Kore’ye derken 16 saat geçirdim uçaklarda. Moskova’dan uçağa bindiğimde baktım herkes ayakkabıyı çıkartıyor kendi kendime “Ulan adamlara bak utanmazlar, birazdan hostesler gelir ayakları giyelim der” falan diye yardırırken herkese bez terlikler geldi,  üstüne sıcacık yemekler falan hayatımda yaptığım en uzun en güzel yolculuktu. Neyse, indim hava limanında, beni almaya gelecekler, bekle Allah bekle bekle Allah bekle ne gelen var ne giden. Ben beklerken 2 tane çocuk daha bekliyordu. Gittim yanlarına, tanıştık ettik. Adamlar Brunei ‘den gelmişler. Dedim nerde yahu Brunei yeni mi kuruldu? Dediler ki 14. Yy dan beri var 1984 te de bağımsızlığımızı kazandık tam anlamıyla. 19 yaşımda böyle bir ülke olduğunu öğrenmiş oldum bende. Sonunda almaya geldiler bizi 5 tanede Tayvan’dan kız çıkageldi bindik arabaya tanışmaya çalışıyoruz. Hiç birisinin ismini öğrenemedim. 1 hafta boyunca da hiç kimsenin ismini öğrenemedim. Arkadaş, hepsi tek hece bir şey çok benziyor. Tek aklımda kalan Bim’di malum market ismi o da.

kore3Vardık bizim kamp alanına… Böyle geleneksel bir köy yapmışlar Kore’nin kültürünü yansıtan iyi hoş, gezdirdiler alan içinde biraz. Sonra odaların olduğu binaya geldik. Ben birde 2 Bruneili arkadaş birlikte hareket ediyoruz. Bize dediler ki sizin oda burası. Açtık kapıyı… Açtık ama içerde hiçbir şey yok. Yere parke döşeli bir oda. Döndüm dedim yanlış oda burası eşya yok yan taraf olmasın. Oradaki temsilci de dedi ki yok vallahi burası Kore gelenekleri böyle yerde yatıyoruz eşya olmaz vs vs… Yapacak bir şey yok girdik içeri bir yastık bir pike var. Oturuyoruz bizim Bruneli elemanlarla dinleniyoruz. Biri daha geldi odaya kalmak için. Biri daha biri daha biri daha. 30-40 metre kare oda da 10 kişi olduk ! Abartmıyorum 10 kişi yerde yattık mülteci kampı misali. Aç kaldım. Adamlar kahvaltıda balık kızartması yiyorlar malayla pilav koyuyorlar zaten jet lag olmuşum nevrim dönmüş. İsyan edecektim, edemedim içime attım 8 bin km uzaktasın evinden ne diyeceksin ki…

koreEtkinlikler başladı… Mısırlı, Rus, Azeri, Tayvanlı, Endonezyalı, Amerikan arkadaşlarım oldu bak az kalsın unutuyordum Bruneili arkadaşlarım oldu. Ülkemizin tanıtımını yaptım, lokum yedirdim halay çektirdim! Samsung’un en son teknolojilerini gördüm. 1,827,600,350 kere izlenen, dinlenen Gangnam’ı gördüm.  Kore’nin en büyük tv kanalında enkırmen dahil herkesin terlikle gezdiğini öğrendim. Kore’nin tarihi kültürel yerlerini gezdim. Kore de bir gazetede manşet olduk, ayrıca o gazetenin yıllar öncesindeki ilk baskısını aldık. Aç kaldım, 10 kişiyle birlikte kaldım, 16 bin kilometre yol çektim. Hepsine değerdi.  Adamların dediklerini zar zor anladım ne onlar konuşabiliyordu doğru düzgün ne ben kendimi anlatabildim. Korece tek kelime bilmiyordum. Şimdi biliyor muyum biliyorum. 2 Kelime: Anneyehaseyo, gamsamnida (merhaba, teşekkür ederim).

kore2Uzun lafın kısası bedava peynir sadece fare kapanında olur arkadaş! Korkmayacaksın. Beklemeyeceksin kimseyi. Yurtdışına sadece eğitim, sadece eğlence için gidiyorum demeyeceksin. Tabii ki senin karşına türlü zorluklar çıkacaktır. Bunların hepsi bir hayat tecrübesi olacak ve senin dünya görüşünü, bakış açını genişletecektir. Unutma her şey senin elinde…

Yusufcan Karadağ
Türk Hava Kurumu Üniversitesi Temsilcisi